Midnight Insanity
Wednesday, 29. April 2009 23:10
The static voice of my speakers… is all that echoes in the room….
….. and it’s the only thing, that’s keeping me sane.
Category:Uncategorized | Comment (0) | Author: Sera
Wednesday, 29. April 2009 23:10
The static voice of my speakers… is all that echoes in the room….
….. and it’s the only thing, that’s keeping me sane.
Category:Uncategorized | Comment (0) | Author: Sera
Wednesday, 29. April 2009 10:12
Begüm’ün yaptığı gibi bütün hesaplarımı dondurup kafa dinleyesim var. Dünya acayip başımı döndürmeye başladı. İnsanların peşinde koşmaktan da bıktım. Görüştüğüm, saydığım insanlarla zaten birlikteyim. Biraz daha böyle giderse kısa bir mesaj yazıp sanal dünyadan kendimi soyutlayacağım.
Category:Personal | Comment (0) | Author: Sera
Tuesday, 28. April 2009 21:05
Category:Personal, Uncategorized | Comment (0) | Author: Sera
Saturday, 25. April 2009 15:28

Category:Movie/DVD, Music, Personal, Uncategorized | Comments (1) | Author: Sera
Tuesday, 21. April 2009 20:56
[video filename=http://respektonline.com/music/music/studio/Folding%20Chair.mp3 height=20 shadowbox=off /]
Now, I’ve been sitting on this abandoned beach
For years
Waiting for the salty water
To cover up my ears
But every time the tide
Come in to take me home
I get scared
Now I’m sitting here alone
Dreaming of the dolphin song
Folding Chair – Regina Spektor
Category:Music, Personal, Uncategorized | Comment (0) | Author: Sera
Monday, 20. April 2009 15:42
Buraya ne zaman bir şeyler yazacak olsam sonradan saçma bulup yazmaya üşeniyorum ve fikir değiştirip ya yazdığımı siliyorum ya da aynen firefox’u kapatıp çıkıyorum. Siteyi de amacına uygun kullanamıyorum zaten tezden ötürü. Aslında Sertaç’la burada web dilleri üzerine çalışmalar yapmamız gerekiyordu ama gel gör ki değil çalışma, proje, vs. yapmak; Zend’de bu işlerle ilgili bir php ya da css dosyası bile oluşturmadım. Tezde de ne yapacağımı bilmiyorum zaten. Pfff…
Eski sitemde acayip içimi dökerdim şimdi öyle yazılar da yazmıyorum. Gitgide ruhsuz mu oldum nedir? (Böyle tatsız tuzsuz pilav gibi hissediverdim kendimi birden bunu yazınca
) En son hikaye türünden bir şey yazalı bir seneden fazla oldu sanırım. Bari başladığım şarkıları bitirsem! Aklımda bir sürü proje var, tek yaptığım her şeyi ertelemek. Bana kesinlik lazım sanırım; fazla havada kaldım.
PS: Bu arada deli gibi Restaurant City’ye sardım kendimi alamıyorum adeta. Ne yaptın böyle Güneş? 
Category:Personal, Uncategorized | Comments (5) | Author: Sera
Friday, 10. April 2009 15:20
Az önce Paris, Je T’aime (doğru mu yazdım?) adlı filmi izledim. Gayet başarılı bir film. Bundan bir kaç sene önce New York, I Love You ismin taşıyan ve festivallerde tanıtılan bir filme rastlamıştım. Bu sene içinde ABD başta olmak üzere bir kaç ülkede daha gösterime girecek diye biliyorum. Paris, Je T’aime filmini bu vesile ile buldum. Zira yanlış hatırlamıyorsam aynı ekip New York filmini çekecek.
Paris, Je T’aime tahmin edebileceğiniz gibi Paris’te geçmekte fakat isminde je t’aime olduğu için bütün filmin bir kaç klişe aşk hikayesinden ibaret olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Bir sürü insanın hayatına kısa bir süre eşlik etme sunuyor film izleyicisine. Anlatımı o kadar güzel ki bu kısa süre içerisinde karaktere yabancılık çekmiyor ve hakkında bir sürü detay öğrenebiliyorsunuz. Crash filmindeki gibi olmasa da bu insanların hepsi filmin sonunda bir bütüne bağlanıyor. Mekanlar, insanlar ve özellikle müzikler çok hoş. Bunlardan ayrı olarak filmi izlemeniz için bir neden sunmam gerekirse şunu diyebilirim: Natalie Portman filmin kadrosunda. Tanrım o kadındaki yeteneği diğer insancıklara bölsen olmuyor muydu? Hepsi bir yerde toplanınca hiç adaletli olmadı, sadece söylemek istedim.
Sonuç olarak filmi kesinlikle öneriyorum. Kesinlikle insanı yormayan, sıkmayan fakat 2 saat boyunca hoş bir yolculuğa çıkarmayı başaran bir film. Edinip izleyiniz.
PS: Ayrıca şunu da söylemek istedim: Öyle filmdeki gibi bir dünya yok ya da var da bizim haberimiz yok. Her şekilde batsın bu dünya. Şu dediklerim bir anlam ifade etmiyor olabilir ama izleyince eminim bu notumu anlayacaksınız.
(*) In the same story, the same story – La Même Historie (We’re All in the Dance) – Feist
Category:Movie/DVD | Comments (1) | Author: Sera
Wednesday, 8. April 2009 3:17
We will go step by step:
After you take the exam and leave the class;
Category:University Survival Guide | Comment (0) | Author: Sera
Wednesday, 8. April 2009 1:24
Bu ülkeyi seviyorum ama Türkiye’den Internet’e bağlandığım için bazı siteler beni dışlayınca aklımı kaçıracak gibi oluyorum. Az önce Jenny Owen Youngs’ın live chat’ini kaçırdım. Kamera falan açmış sanırım, yeni albümü hakkında bilgiler vermiş. Aklımı yiyeceğim ya! Jenny Owen Youngs bu!!! maoıcwehncpq8243npv98q23rnc89rcpq98rncqp928rcnew 




EDIT: Bugün öğrendim ki ustream.tv Türkiye’de engelliymiş. Deli oldum. İroni olsun diye sorunu çözme yöntemimi şu deyimle özetlemek istiyorum: Demokrasilerde çare tükenmez.
Category:Uncategorized | Comments (3) | Author: Sera